Korsan Gazeteciliğe Son mu Dediniz?

Bu yazı içerik hırsızlığı iddiası ile 1 Ekim 2012 tarihinde yayınlanmış olan bu ( http://www.korsangazeteciligeson.com/ ) sitedeki bildiri ile alakalıdır. Bildiriye imza atmış gazeteler gazetelerinde yayınlanmış hiçbir materyalin kendilerinden başkası tarafından kullanılmamasını talep etmekte. Öncelikle bu yazının tamamını okumanızı öneriyorum ve bireysel olarak bu gazetelerimize birkaç şey sormak istiyorum.

“Yeri geldiğinde gördüğünüz her yazıyı her bilgi kırıntısını kullanan gazetelerin bu kaynaklar ile yaptıkları haberin alıntılanmasını dahi yasaklamasını esefle kınıyorum.

Devletin size verdiği Basın Kartı’nı ve Ücretsiz Seyahat Kartlarını sadece kendiniz para kazanasınız diye verdiğini mi sanıyorsunuz. Bir haberin tamamının izinsiz kullanımının önüne geçmenin gerektiğine katılsam dahi sizin alıntıya bile izin vermeyen tavrınız son derece yanlıştır.

Her şey bir yana bu bildiriyi gazetecilik adına yapmanız beni son derece üzdü. Bundan sonra ne gazetelerinizi okumamı bekleyin ne de bizim sosyal medyada paylaştığımız yazılarımızı kullanın. Kendinize haber yapmak için kendi cebinizden parasını ödeyeceğiniz başka kaynaklar bulun. Ve bir an önce devletten almış olduğunuz basın kartlarını, Ücretsiz seyahat kartlarını teslim edin.

Yayınladığınız bildiride gerekli düzenlemeler yapılana kadar bildiriyi yayınlayan bütün gazetelere karşı tavrım aynı şekilde devam edecektir. Belki siz sosyal medyayı küçümsüyorsunuz ama bireysel olarak yapılan bu protestonun sadece benimle kalacağını düşünmeniz yapabileceğiniz en büyük hata olacaktır.

Dürüst yayınlar diliyorum.

Hakan ARIN”


Dip Not:

Bugün(02/10/2012) on5yirmi5.com sitesine açıklamalarda() bulunan Bilişim Uzmanı Avukat Gökhan Ahi’nin dikkat çektiği bir kanunu hatırlatmak isterim. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 36.Maddesi Aşağıdadır:

“Madde 36 – Basın Kanununun 15 inci maddesi hükmü mahfuz kalmak üzere basın veya radyo tarafından umuma yayılmış bulunan günlük havadisler ve haberler serbestçe iktibas olunabilir.

    Gazete veya dergilerde çıkan içtimai, siyasi veya iktisadi günlük meselelere mütaallik makale ve fıkraların iktibas hakkı sarahaten mahfuz tutulmamışsa aynen veya işlenmiş şekilde diğer gazete ve dergiler tarafından alınması ve radyo vasıtasiyle veya diğer bir suretle yayılması serbesttir. İktibas hakkı mahfuz tutulsa bile sözü geçen makale ve fıkraların kısaltılarak basın özetleri şeklinde alınması, radyo vasıtasiyle veya diğer bir suretle yayılması caizdir.

    Bütün bu hallerde, iktibas edilen gazete, dergi ve ajansın ve eğer bunlar da başka bir kaynaktan alınmışlarsa o kaynağın adı, tarih ve sayısından başka makale sahiplerinin adı, müstear adı veya alameti zikredilmek icabeder.”

Bu maddeden de anlaşılacağı üzere Korsan Gazeteciliği Son bildirisinde denildiği gibi Haber’in tüm hakkı bize aitti hiçbir kısmı kullanılamaz tabirinin ne kadar yanlış olduğu ve bu söylemin ne kadar hukuksuz olduğu ortadadır. Zira bu kanundan da anlaşılacağı üzere devlet basın ve yayın organlarına haberleri vatandaşlara ulaştırmak üzere belli haklar ve imtiyazlar verdiği için bu haberlerin makul bir kısmının alıntı şeklinde yayınlanabilmesini kanun ile garanti altına almaktadır.

on5yirmi5.com sitesinin dipnot’ta alıntıladığım ilgili haberine buradan( http://www.on5yirmi5.com/genc/haber.105035/haberin-kaynagi-belirtilirse-alinti-serbesttir.html ) ulaşabilirsiniz.

Reklamlar

Güncel bir konu Toplantı ve Gösteri yürüyüşleri hakkında Anayasamız ne diyor?

Öncelikle Toplantı ve Gösteri yürüyüşleri ile ilgili Anayasa maddemize bir bakalım:

B. TOPLANTI VE GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ DÜZENLEME HAKKI

Madde 34 – Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Şehir düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla yetkili idarî merci, gösteri yürüyüşünün yapılacağı yer ve güzergâhi tespit edebilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.

Kanunun gösterdiği yetkili merci, kamu düzenini ciddi şekilde bozacak olayların çıkması veya milli güvenlik gereklerinin ihlâl edilmesi veya Cumhuriyetin ana niteliklerini yoketme amacını güden fiillerin işlenmesinin kuvvetle muhtemel bulunması halinde belirli bir toplantı ve gösteri yürüyüşünü yasaklayabilir veya iki ayı aşmamak üzere erteleyebilir. Kanun, aynı sebeplere dayalı olarak bir il’e bağlı ilçelerde bütün toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasaklanmasını öngördüğü hallerde bu süre üç ayı geçemez.

Dernekler, vakıflar, sendikalar ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları kendi konu ve amaçları dışında toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleyemezler.

[Not: Anayasa metninin tamamını burada( http://www.tbmm.gov.tr/anayasa.htm ) bulabilirsiniz. ]

Şimdide yorumumuzu yapalım:

İnsanlar kendilerine verilen hakları hep sınırsız zannetmektedirler. Halbuki herkesin özgürlükleri ve hakları bir başkasınınkini kısıtlamaya başladığı zaman biter veya sınırlandırılır.

Anayasanın bu maddesi de tam bu çerçevede çok güzel bir biçimde düzenlenmiştir.

Ancak bu maddeye tüm kelimelerine dikkat ederek bakmak gerekir. Aynı bir kuran ayetinde olduğu gibi eğer sadece “Namaza yaklaşmayın” kısmını okursanız yanlış bir sonuca varırsınız. Bu yazının bir de önünü ve arkasını okumak lazımdır. Eğer böyle yaparsanız “İçkiliyken Namaza yaklaşmayın” kısmını göreceksiniz ve olayın aslına vakıf olacaksınız.

Şimdi gelelim Gösteri ve Yürüyüş kavramlarının anlamlarına.

Gösteri: Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat.

Yürüyüş: Bir olayı protesto etmek, bir konuya dikkati çekmek amacıyla topluca yürüme.

Bu iki açıklama da tdk’nın sözlüğünden alınmıştır.

Peki bizim birkaç gündür televizyonlarda izlediğimiz protesto diye adlandırılan ama protesto ile alakası bile olmayan, bir saldırı içeren eylemlere baktığımızda acaba şekil ve uygulanış itibarı ile Anayasa’mızın hangi maddesi dikkate alınmıştır.

Hiçbiri!